THOUSANDS OF FREE BLOGGER TEMPLATES

19 Temmuz 2009 Pazar

Pet Society

Evet, bu şapşal facebook oyununu seviyorum. Ama çok şirin değil mi yani? hatta bir örnek için aksel bey ile benim petlerimizin fotoğrafını koyuyorum:

17 Temmuz 2009 Cuma

Just...

13 days...

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Arctic Fox

Geçenlerde Aksel bana hangi hayvan olduğumu sordu. Buna verecek bir cevabım yoktu. Hiç düşünmemiştim bunu. Bir süre istedim ondan ve hangi hayvan olduğumu düşünmeye başladım. Beyaz bir şey olmak istiyordum, bunu biliyordum. Önce Albatros olsam dedim. Albatros bana hep görkemli gelen bir hayvandır. Ama bir şeyler eksikti. Bu yüzden düşünmeye devam ettim. Ve en sonunda, dün gece hayvanımı buldum: Kutup Tilkisi!

Nightmare

Dün gece en kötü rüyalarımdan birini gördüm. Uyandım ve ağlamaya başladım...

Bilmiyorum daha önce bahsettim mi? Anneannem benim her şeyimdir. Dünyada kimseyi onun kadar sevemem. Dün gece rüyamda üç nesil birlikteydik. Ben ''Bohemian Rhapsody'' söylemeye başlıyordum.

''No escape from reality
Open your eyes
Look up to the skies and see''

Sonra anneannem de benimle söylemeye başlıyordu...

''Goodbye everybody-I've got to go
Gotta leave you all behind and face the truth
Mama ooo (any way the wind blows)
I don't want to die''

Sonra ben ağlamaya başlıyordum. Anneannem bana sarılıyordu. Sonra o da ağlamaya başladı. Beraber sarılıp öylece ağladık. Sonra çekti kendini, gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi:

''Ağlama kızım. Bu normal bir şey biliyorsun... Kendi ayakların üstünde durmak zorundasın...''

Bana veda etti ve rüya bitti...

14 Temmuz 2009 Salı

Huzursuz Hande

İçimde nedenini bilmediğim bir huzursuzluk var. Aslında birkaç tahminim var; ama hiçbiri tamamen açıklamaya yetmiyor. neler mi olabilir huzursuzluğumun sebebi? Birincisi; bıktım burdan! Artık evime dönmek istiyorum. Aksel'in kollarına kendimi atmak istiyorum. Ona hep söylediğim gibi iş çıkışında elimde onun için yaptığım tempura ile beklemek istiyorum. İkincisi daha biyolojik bir neden. Tahmin edilebileceği üzere regl... Üçüncüsü ise ikinciye biraz bağlı bir neden. Günlerdir ağrıdan dolayı odamdan pek çıkmadım. Sanırım içerde biraz bunalmış olabilirim...

Ama hiçbiri içimdeki huzursuzluğu tam olarak açıklamıyor. Sanki bir şeylerden korkuyor gibiyim. Bir şeylerin gerçek olmasından. Kafamda kurduğum şeylerin gerçek olmasından... Hey! Sanırım bir şeylere ulaşıyorum...

İçimdeki korkunun neye olduğunu bulamıyorum. Nedir bu içimdeki endişe? Mutluluğumun bozulmasından bu kadar mı korkuyorum? Sanki elimde tuttuğum her şey camdanmış ve en ufak bir darbede hepsi kırılabilirmiş gibi geliyor. Korkuyorum, nedensizce korkuyorum...

Sanırım şu an bildiğim tek bir şey var: sevgilimin kollarında olmak istediğim... Nedir beni korkutan bilmiyorum. Ama biliyorum ki; onu çok seviyorum.

(Bu da en içten yazdığım yazıdır.)

iyi geceler...

7 Temmuz 2009 Salı

The Darkness and the Blue Blossom

There is a tiny light in my room
The darkness let it bloom
A blue blossom shows its face
And the creepy darkness says:
''We've let you live,
Be our slave in that case.
Or we will sent you back
And all will turn to black.
Decide! Decide! Decide! Decide!
And be by our side!
Forget about the hope you'll give
Think about what you'll receive!
Decide! Decide! Decide! Decide!
We know you'll choose the right!''

And the Blue Blossom answered
With a face has never feared
''Thank you for let me be
But i'll refuse it sadly
If you sent me to abyss
I'll fill it with peace
And i will find a way to live
I don't care about what you'll give
I'll carry the light to darkness
And save it from blindness!''

The Blue Blossom slowly disappeared
But it existed for the ones who trusted...

Sanırım çok fazla Tim Burton filmi izliyorum...

3 Haziran 2009 Çarşamba

Bir sonraki nickname 'toblossomblue'. çok açıklanacak bir şey yok aslında. 6 sene kadar önce Emre adlı bir arkadaşım 'To Blossom Blue' adlı şarkıyı yolladı bana. Dinlediğim gibi aşık oldum şarkıya. Hala da en sevdiğim şarkıdır.

Buyrunuz sözleri:

I'm bleeding in ways of the fire burned
I'm crying in ways of the nightbird
No more is there one to lay by my side
I'm straying in nightmares all the time

A little something I know
A little somewhere I go, reminds me of you

To blossom blue, is to blossom without you

I'm breaking but I cannot bear to
I'm staring but I cannot see you
For no more are you to lay by my side
I'm weeping no more then this second time

A little something I know
A little somewhere I go
Where the sweet waters flow, reminds me of you

A little something I know
A little somewhere I go
Where the sweet waters flow
Where the mistletoes grow, reminds me of you

To blossom blue, is to blossom without you

ve şurdan dinleyebilirsiniz: